Son Yazılar

Tecavüz Suçlarının Cezası Ne Olmalıdır? Lex Talionis: Göze Göz, Dişe Diş

 


Lex talionis, ya da diğer adıyla "göze göz, dişe diş yasası"; tarihte ilk defa 6. Babil Kralı Hammurabi tarafından antik Mezopotamya’da uygulanmış olan "kısas" temelli ceza sistemidir. Kısas, ayrıca Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam’da da doğrudan bahsi geçen, uygulanması talep edilen dini cezalandırmadır. 

Antik bulgular, cinayetten kişi başı bira tüketimine kadar geniş kapsamlı olan Hammurabi Yasaları döneminde suç işleme oranının oldukça azalmış olduğunu gözler önüne sermektedir. Yaygın bilinen yanlışın aksine, Hammurabi Yasaları'nın başarılı olmasının sebebi cezaların oldukça sert ve caydırıcı olması değil, kısası benimsemesidir. 

Bir suça ceza vermekte üç temel amaç bulunmaktadır. İlk amaç, suçun daha işlenmeden önlenebilmesidir. Burada caydırıcılık devreye girer. İkinci amaç ise suç işlendikten sonra ağır bir cezalandırmayla suçun, suçu işleyen kişi veya başkaları tarafından tekrar edilmesinin önlenmesidir. Üçüncü ve son olarak ise, suçu işleyenin, suça maruz kalanla benzer acılar çekeler, adaletin sağlanması ve suç nedeniyle acı çekenin içinin rahatlatılmasıdır.

Tecavüz suçlularını ele alalım. Tecavüz suçunun cezası, öncelikle bir daha o suçun işlenmesine engel olmak amacıyla kişinin hadım edilmesi olmalıdır. Bu ceza erkek için, hem "erkekliğini kaybetme" duygusu nedeniyle psikolojik acı verici, hem de suçun tekrarlanmasını yok edici etkiye sahiptir. Elbette kişiyi hadım etmek, onun cinsel suçlar işlemesini tamamen ortadan kaldırmaz. Nitekim, tarihteki vakalar hadım edilen suçluların bile cinsel saldırı suçunu işleyebildiğini göstermektedir. Kurban olarak seçtiği kadınların cinsel organlarına yabancı cisimler sokan, tecavüz işini zorla başka insanlara, çocuklara hatta hayvanlara yaptıranlar da var olmuştur. Bu nedenle, cezada sadece fiziksel önleyicilik yeterli değil, aynı zamanda sırtlan olan suçlu ile kuzu olan toplumu bir arada tutmama amaçlı hapis cezası ve empati sağlayacak olan kısas da gereklidir. 

Bir tecavüz suçlusunun, kısas cezası aynı şekilde tecavüze uğramaktır. Bu ceza, heteroseksüel bir erkek için yüksek önleyicilik ve ayrıca devletin, işlenen suça karşılık tam olarak cezalandırmayı sağlamasına imkân sağlayacaktır (Diğer yandan tecavüz suçlularına karşı idama kesinlikle karşıyım. Kısas, kişiye işlediği suçu tam olarak geri uygulamaktır, ne eksik, ne fazla. Tecavüz suçu ile cinayet arasında hiçbir fark olmadığında, bu durum suçluları tecavüz ettiklerini aynı zamanda da yakalanmamak için öldürmeye itecektir).

Son olarak, suçlunun özgürlüğü de neden olduğu toplumsal güvensizlik ortamı ile doğru orantılı olarak elinden alınmalıdır. Sonuçta suçlu bu suçu sadece tecavüz ettiği kadına değil, toplumdaki güven ortamını bozduğu için tüm kadınlara karşı işlemiştir. Toplumdaki diğer kadınların dışarıya rahatça çıkabilme özgürlüğünü yok ettiği için, kendisinin de bu özgürlüğü kısas kapsamında belli bir süre elinden alınmalıdır.

Ancak kısas temelli hapis cezalarında suçluyu onlarca yıl boyunca koğuşta tutmak da mantıklı değildir, bunun yerine kişinin yaptığı suçun farkına varmasını ve empatisini yükseltmek amacıyla, kişi rehabilite edilmelidir. Ancak burada bahsettiğim rehabilitasyon, günümüz naif uygulamaları değildir. Suçluya işlediği suçun görüntüleri, ses kayıtları ve sonuçları sürekli izletilmeli ve bu sırada suçluya çeşitli fiziksel yöntemlerle stabil acı verilmelidir (Şu yazımda bahsettiğim atama ile bağımlılıkları yenme yöntemi, suçlar için de kullanılabilir. Bu yöntem, kişideki değiştirilmesi veya yok edilmesi istenen bir davranışın, acı ile devamlı olarak birlikte uygulanarak, kişinin bilinçaltına o davranış ile acı arasında bağ kurmasının sağlanması ve kişinin acı çekmemek amacıyla davranışı yapmaktan da kaçınması şeklinde uygulanmaktadır). Ayrıca kişinin bu yönteme direnememesi için koğuşa devamlı veya dengesiz saatlerde ışık verilerek uyku düzeninin bozulması ve tecrit edilerek başka insanlarla iletişim kurmasının engellenmesi de önemlidir. Bu rehabilitasyon sayesinde, belki birkaç ay içerisinde tecavüz suçlusu tekrar toplumun içine salınmaya hazır hale gelecektir. Bu yöntem her ne kadar sert görünse de, aslında günümüz ceza hukukundan daha hümanisttir. Nitekim, günümüz hukuku, suç işleyeni onlarca yıl hapiste tutmakta ve hayatını elinden almaktadır. Kısasta ise kişinin bir daha suç işlemesi engellenir ve kişiye hayatına devam etmesi için bir şans daha verilir.

Özet geçmek gerekirse, tecavüz suçlusunun üç aşamalı cezası aşağıdaki gibi olmalıdır.
  • Suçun bir daha işlenmesini önlemek amacıyla hadım 
  • Suçluya işlediği suç şiddetinde ceza vermek ve işlediği suçu farketmesini sağlamak amacıyla kısas, yani suçlunun da tecavüze uğratılması 
  • Suçlunun toplumsal özgürlüğü bozduğu için belli bir süre elinden özgürlüğünün alınması ve bu süre zarfında psikolojik sürekli tekrarlama yöntemiyle kişinin zihninde işlediği suç ve acının ilişkilendirilmesinin sağlanması
Not 1: Eğer suçlu, kadına tecavüz ettikten sonra öldürdü ise, ikinci madde gerçekleştirildikten sonra, suçlu idam edilir. 

Not 2: Elbette bazı suçlarda kısas uygulanması mümkün değildir. Örneğin, kocasını aldatan, başkasından hamile kalan ve kocasını kandıran bir kadının cezası ise kısas ile çözülemez. Nitekim, kısas gereği kadının da aldatılması ve başkasının çocuğunu kadına kendi çocuğuymuş gibi inandırmak gerekir ki bunu uygulamak mümkün değildir. Bu tür cezalarda doğal olarak Roma Hukuku uygulamaları devamı edecektir. 

"Göze göz sadece tüm dünyayı kör yapar" şeklinde kısas karşıtı görüş bulunmaktadır. İşin aslı, suç yüzünden acı çekmemiş bir insan için suça karşı nefret duymamak kolay olandır. Bu tür kişilerin başarısız olduğu konu, suçluya empati duyarken, kurbanın hislerini unutmaktır. Gerçek şu ki, suçlunun rehabilitasyonundan daha önemli olarak, kurbanın içindeki adalet duygusunu sağlamak önemli olandır. Bir suç işlendiğinde, bu devletin başarısızlığıdır. Nitekim, devlet, vatandaşını, suçludan korumak zorundadır. O halde devlet bu konuda çuvalladığında en azından kurbanın içini rahatlatacak cezayı ki, bunun ideali kısastır, sağlamakla yükümlüdür. Unutmayın Themis elinde çiçekler değil kılıç taşır.


Yazı Sonrası Biraz da Müzik...

5 yorum:

  1. kalkıp da insan haklarını savunmasın lütfen kimse. tüm bu hakların hak edilmesi için gerekli kısaslar vardır

    YanıtlaSil
  2. kısas İslamdada emredilen adalet biçimidir

    YanıtlaSil
  3. böyle olmalı http://www.milliyet.com.tr/kezzapli-saldiriya-kor-etme-cezasi/dunya/haberdetay/14.05.2011/1390277/default.htm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batı medyası barbarca bulmuşmuş. Bence gayet hoş bir ceza olmuş

      Sil
  4. hamurabi reis üşüyoruz

    YanıtlaSil

Google hesabı kullanmak istemeyenler yorum göndermek için Yorumlama Biçimi'nde Adı/URL kısmından seçim yapabilir.

Author: Can Guzel, Design: notral.com, notral.com - Copyright © 2016

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.