Son Yazılar

Antik Din Paganizm







Bu konuyu yazmaya 3 yıl önce, Londra’da bir grup neo-pagan ile karşılaştıktan sonra karar verdim. O sıralarda birçok Pagan geleneğine ve farklı Pagan inanışlarına şahit oldum. Sonuç olarak bu yeşil kültür hakkında yazmamak olmazdı...


DOĞAYI ANLAMA

Paganizmi diğer dinlerden ayıran en büyük özellik doğayı anlamak, onunla bir olmaktır. Paganizm, doğanın dengesinin ve işleyişinin, dini bakış açısıyla yorumlanmasıdır. Anti-milliyetçilik, feminizm, cinsellik odaklı tapınma, tanrıça kavramı, bitkilerin ve hayvanların kutsal kabul edilmesi gibi pek çok unsur pagan kökenlidir. Paganizmin altın kuralı, herşeyin doğadan geldiği ve tekrar doğaya karışacağıdır. Bu nedenle Paganizme göre aslında kimse yok olmaz, sadece doğaya, yani özüne geri döner; doğum ve ölüm bir tür biçim değiştirmedir.


PAGANİZM VE DOĞA PAGANİZMİ

Günümüzde geniş anlamda Paganizm, İbrahimi dinler dışındaki pek çok inanış için kapsayıcı bir isim olarak kullanılmaktadır. Dünyanın birçok yerindeki farklı türdeki inanışlar, mitoloji, hatta putperestlik bile paganizmin bir sınıfı olarak değerlendirilir. Lakin bu sınıflandırma pek de doğru değildir. Bu yazıda genel kullanımıyla paganizm değil, Doğa Ana odaklı paganizmden, yeni doğa paganizminden bahsedeceğim. Doğa Ana Paganizmi’nde tek tanrıçaya ibadet vardır (bunun dışında tek tanrıçadan daha güçsüz ve alt seviyede bazı tanrı ve tanrıçalara paganizmin çeşidine göre inanılabilir, ancak nihayetinde tek-büyük tanrılı bir dindir). Bu nedenle, bu inanış türüne Doğa Paganizmi, Tanrıça Paganizmi veya Yeşil Paganizm de denilebilir. Putperestler gibi heykellere (içlerindeki ruha) tapınma olayı doğal paganlarda görülmez. Paganlar, taptıkları tanrıların ve tanrıçaların heykellerini yaparlar (saygı amaçlıdır) ancak onların içinde kutsal bir ruh olduğu gibi putperest görüşlere inanmazlar. Doğa paganizmini aslen doğa dini olarak görmek daha doğru olacaktır. Doğa paganizmi ile genel anlamda diğer paganizm türlerinin en önemli farkı şudur: paganlar tanrı ve tanrıça’ya, bazı mitolojik karakterlere ve daha fazlasına tapabilirler, ancak doğal paganlar sadece tek tanrıçaya (doğa ana) ve ondan düşük bazı yardımcı tanrılara veya tanrıçalara inanırlar. Doğa Paganizmi, tarihte sadece Batı Asya, Doğu Avrupa ve Amerika’da görülmüş olmasına rağmen, geniş anlamda paganizme 7 kıtada da rastlanabilir. Bunların dışında Doğa Paganizminde tanrıça kutsal ve yüceltilmiştir. İnsanlara muhtaç olmaları gibi bir durum olamaz. Ancak örneğin diğer yandan Roma Mitolojisinde bir çok tanrı ve tanrıça vardır ve bu tanrılar dolaylı olarak insanlara muhtaçtırlar, onlarla pazarlık yapabilir, onlara aşık olabilir veya kıskanabilirler.


ŞAMANİZM, MİTOLOJİK PAGANİZM VE PUTPERESTLİK FARKLARI

Şamanizm Doğu Asya toplumlarında görülen paganizm benzeri ama tamamen farklı bir inanç biçimidir. Şamanistler genellikle doğaya değil, gökteki bir veya birden fazla tanrıya inanırlar. Örneğin eski Türk dini Tengricilik, Şamanist kökenli bir inanıştır. Bu dinde Gök Tanrı, "Tengri" adında sadece tek bir tanrı bulunur. Şamanizm'de ruhlar inancı çok gelişmiştir. Bu nedenle, cin, hayalet, peri ve ikinci sınıf tanrı gibi doğaüstü varlıklara inanç çok yoğundur. Örneğin Tengricilik'te Umay, Gök Tanrı'dan sonra gelen, koruyucu bir tanrıçadır. Şamanların görevi, bu varlıklarla veya tanrıyla iletişime geçerek topluma dini olarak yol göstermektir.

Mitolojik Paganizm, yüzlerce farklı tanrıya, tanrıçaya ve titanlara tapınılan bir inanç türüdür. Ancak burada da yüzlerce tanrı olmasına rağmen, her zaman bir tane en büyük tanrı olmuştur (Ege'de Zeus, Roma'da Jüpiter). Mitolojiye inananlar tanrılarına saygı göstermek amacıyla çeşitli heykeller yapmışlardır. Bu heykellerin önünde tanrılarına dua ederler, ancak onların aslında tanrıları olmadığını sadece heykel olduklarını bilmektedirler. Diğer yandan putperestler heykellerin içinde kutsal tanrısal ruhlar olduğuna inanır ve o heykellere taparlar. İslam öncesi Mekke'deki inanç sistemi putperestliğe örnektir. Mitolojik dinlere örnek olarak, Ege, Roma, Mısır, İskandinav, Kelt, Pers, Sümer, Hitit, Şinto inanışları gösterilebilir.

Son olarak, Doğa Paganizmi'nde Doğa Ana, canlılar arasında taraf tutmamasına rağmen, mitolojik paganizm, şamanizm ve putperestlikte tanrılar aktif olarak insanlar arasında taraf olarak yer alırlar. Bir tanrının koruduğu veya kötülüğünü istediği toplumlar olabilir. İlyada efsanesinde tanrılar insanlarla birlikte savaşa katılmış, gruplaşmış ve ikiye ayrılmıştır. Şamanizmde her toplumun kendine ait ve sadece kendilerini koruyan bir tanrısı vardır (Gök tanrı sadece Türkleri korur) ve putperestlikte put, sadece yapıldığı kabileyi korur (Hubal sadece Mekkeliler'i korur).


PAGANİZMİN KÖKENİ

Paganizmin kökeni insanlığın başladığı tarihlere kadar uzanmaktadır. Birinci görüşe göre, ilk din olarak paganizm varolmuş, ardından paganizmin türevlerinden diğer dinler ortaya çıkmıştır. İbrahimi dinlere inanan kesimlerin inandığı ikinci görüşe göre ise, dünya'ya dinin ilk olarak Adem ile Havva'dan geldiği kabul edilmiş ve paganizm, Adem’in getirdiği ilk ilahi dinin, zaman içinde insanoğlu ve başka etkenler tarafından değiştirilmesiyle oluşmuştur.

Paganizmin orijinal halinde, yani Doğa Paganizmi'nde tek tanrıça vardır. Buradaki teklik kavramı İbrahimi dinlerdeki monodeistik anlayışla paraleldir. Daha sonraki zamanlarda ise paganizmden değişik türlerde çok tanrılı pagan dinleri ortaya çıkmıştır. Çok tanrılı pagan dinleri ise mitolojiye, wicca ve cadılık kültürünü yaratmıştır. Özellikle Orta Çağ Katoliklerinin de paganları şeytanı ve büyücü olarak göstermesi çabası sonucunda, doğa dini, büyü dinine dönüşmüş ve nihayetinde şimdiki halini almıştır. Aslında orijinal paganizmde büyü yer almamakta, doğaüstü tüm güçler doğa enerjisi (mana, çakra) ile açıklanmaktadır.

İbrahimi dinler ve paganizm pek çok konuda birbirini etkilemiştir. Örneğin, Akad mitolojisindeki Sargon efsanesi, Musevilik'teki Musa'nın hayatında alıntılanmıştır. Hıristiyanlıktaki İsa'nın doğum tarihi, pazar gününün kutsal olması, tanrının oğlu olduğu gibi inanışlar ise, Mısır mitolojisindeki tanrının ve güneşin oğlu Horus'tan türetilmiştir. Bu örneklere daha sonra detaylı olarak döneceğiz.
 
Doğa Paganizmi'nin gelen özellikleri:
  • Tek tanrıça olan doğa anaya inanırlar. Bunun yanında ikincil tanrı ve tanrıçalar da olabilir.
  • Şeytan inancı yoktur, varlığını kabul etmezler. Ahiret inancı da bulunmaz. Ölen bütün canlılar tanrıçanın, yani doğanın içinde tek ruh olurlar.
  • Herhangi bir kurtarıcıya inanmazlar, doğa kendini korur.
  • Tanrıça herkese karşı adaletlidir, taraf tutmaz.
  • Doğa enerjisine inanılır (çakra, mana vs.). Bu kavram büyü ile karıştırılmamalıdır.
  • Doğa, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar, insanlar (kısaca bütün canlı varlıklar) ve gök cisimleri içinde bir miktar tanrıça barındırır. Ruh, tanrıçanın bir parçasıdır
  • Doğum, üreme ve ölüm kutsal bir döngüdür.
  • Kadın - erkek eşitliği vardır. Ancak dini ritüelleri genellikle kadın yönetir.
  • Kadın ve doğurganlık kutsaldır. Doğanın içindeki her varlık kutsaldır, boş yere zarar verilmemelidir.
  • Cinsellik (üreme amaçlı) kutsaldır. Cinsellik tanrıçanın yaratıcılığının taklidir. 
  • Her şeyin bir zıttı vardır, tanrıçanın ise zıttı olmadığı için, tanrıçadır.
  • Temeli Avrasya’dır.

DOĞA ANA ( Natura, Gaia )

Doğa Ana ya da diğer adıyla Tabiat Ana, paganizmin en büyük tanrıçasıdır. Paganizme göre dünyada var olmuş her canlı veya cansız Doğa Ana tarafından yaratılmıştır. Karakteristik rengi yeşildir (bazı kültürlerde kahve). Sembolü, dört mevsimi betimleyen daire içerisinde artı işaretidir (Hırisiyanlık'taki haç bu sembolden gelir). Doğayı, evliliği, sevgiyi, korumayı, hamileliği, anneliği ve tarımı temsil eder. Doğa Ana, Dünya Ağacı ile özdeşleşmiştir. Beş ana elementten toprağı temsil eder.

Doğa Ana önceleri birçok Pagan dininde en büyük yaratıcı tanrıça olarak görülmüştür. Ancak daha sonra Hıristiyanlığın Avrupa’da yayılışı ile birlikte Doğa Ana bir süre boyunca Hıristiyanlığın içine de dahil olmuş lakin daha farklı bir konum elde etmiştir. Bu statüde Doğa Ana, tanrı tarafından yaratılmıştır, bir tanrı değil doğanın koruyucusu olan melek türünde bir varlıktır. Modern hayatta ise Doğa Ana hala doğa ile özdeş olarak şiirsel anlatımlarda kullanılmaktadır. 




DÜNYA AĞACI 

Dünya Ağacı ya da diğer adıyla Hayat Ağacı, şüphesiz antik zaman dinlerinin en büyük ortak özelliğidir. Amerikan yerlilerinden Türk Tengriciliğine, Musevilikteki Kabbalah inancına, Ege Mitoloji’sinden İskandinavya’ya ve Perslere kadar uzanan geniş bir coğrafyada birçok İbrahimi, Pagan veya Şaman dininde bulunan Dünya Ağacı, aynı zamanda paganizmde Doğa Ana’nın en büyük sembollerinden biridir. Dünya Ağacı, İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik, Şamanizm, Paganizm, Zerdüştlük, Çin, Hint, Avrupa ve Mısır geleneklerinde sıklıkla rastlanır. Bazı küçük ayrıntılara sahip olmasına rağmen, temelde bütün bu Dünya Ağacı simgeleri aynıdır.

Genel inanışa göre, ağaçlar saygı gösterilmesi gereken canlılardır ve onların da ruhları vardır. Hiçbir şekilde günah işleyemeyecekleri için ruhları saftır, kötülük barındırmaz. Dünya ağacı batıda daha çok Dünya Ana ile özdeşleştirilmiş, hatta bazı pagan dinlerinde Dünya Ağacı’na tek tanrıça olarak tapınılmıştır. Türk ve Moğol Tengriciliği'nde ise Dünya Ağacı, yer ve gök dünyasını birleştiren bir konumdadır. Ayrıca bazı inanışlara göre Dünya Ağacı dünyanın merkezinde bulunur ve ölümsüzlüğü temsil eder.





Dünya Ağacı dışında kutsal kabul edilen başka ağaçlar da vardır. Örneğin, Hıristiyanlık'taki Çam Ağacı süsleme olayı paganların doğadaki ölümsüzlüğün sembolü olarak çam ağaçlarını görmesi ve onları kutsal saymasıdır (çam ağaçları yaprak dökmez, mevsimlere yenilmez).

Doğa Paganizmi'nin en büyük özelliği olan doğayla birleşme kavramının en yoğun göründüğü inanış Dünya Ağacı’dır. Dünya Ağacı’nın iyileştirme yeteneği vardır ancak asla diriltme yeteneğine sahip değildir. Bunun nedeni de doğa paganizminin doğayı merkez alması ve dirilmenin doğal bir durum olmamasıdır.

Dünya güçlüdür, insanların ruhunu yansıtabilir ancak tıpkı doğa gibi tamamen normal bir ağaç kadar savunmasızdır. Dünya Ağacı 5 ana elementten toprağı temsil eder ve Doğa Ana’nın en güzel eseridir. Şamanlara göre Dünya Ağacı yaşarken ve ölüyken huzura ermenin en mutlak yoludur.


HAYAT ENERJISI VE DOĞANIN 5 ANA ELEMENTİ

Birçok antik uygarlık doğayı oluşturan temel 5 element olduğuna inanmıştır. Bu elementlerden hava (rüzgâr), su, ateş ve toprak (dünya) genel olarak değişmeksizin Asya veya Avrupa fark etmeden aynıdır. 5. element ise cennet, ruh, can, aether, ether gibi isimlerle anılmıştır. Pagan kaynaklarına baktığımızda bu 5. elementin aslında daha çok ruh ve yıldırım (elektrik akımı) için kullanıldığı gözükmektedir. Günümüzde çok kullanılan astroloji ise binlerce yıl önce paganlar tarafından 4 element ile kullanılmıştır. İnanışa göre, her insanın içinde 4 element enerjisinden biri veye daha fazlası vardır. Bu enerji miktarları kişinin karakterini belirler: Yıldırım elementinin insan karakterinde olmamasının nedeni ise yaratıcının (tanrının) elementi olmasıdır.

not: Mary Shelly tarafından 19. yüzyılda yazılan Frankenstein romanında canavara yıldırım ile can verilmesi hikayesi, pagan efsanelerinden alıntılanmıştır. 




Toprak: Doğurganlığı, korumacılığı, dünyeviliği ve şefkati temsil eder. Totemi kadın veya ağaçtır. Sembolik sayısı 4’tür. Dişidir.

Su: Duyguları, huzuru ve sevgiyi temsil eder. Totemi yengeç veya balıktır. Sembolik sayısı 5’tir. Dişidir.

Ateş: Otorite, güç, hırs, çekicilik ve aşkı temsil eder. Totemi aslandır. Sembolik sayısı 3’tür. Erildir.

Hava: Adalet, denge ve soyutluğu temsil eder. Totemi kartaldır. Sembolik sayısı 2’dir. Erildir.

Yıldırım: Zekâ, yaratıcılık ve çalışkanlığı temsil eder. Totemi baykuş veya arıdır. Sembolik sayısı 6’dır. Cinsiyetsizdir.

(Ruh): Yıldırım ile bütünleşiktir. Tanrısallığı ve yaratıcılığı temsil eder. Sembolik sayısı 1'dir.


PAGANİZMDE ÖLÜMSÜZLÜK

Paganizm inancında elektrik akımı binlerce yıl önce ruh olarak temsil edilmiştir, ancak beynin düşünürken elektrik akımı kullandığı ve ex durumunda bu elektrik akımının tamamıyla yok olduğu oldukça yakın döneme ait bir buluştur. Ayrıca yine mitolojik kaynaklarda ether gücünün cansız varlıklara can verebileceğinden bahsedilmiştir ve bu güç yıldırım olarak temsil edilmiştir. Ek olarak tanrının binlerce yıl gökyüzünde yaşadığının farz edilmesi, aynı zamanda ether gücünün de gökle bağlantılı olması ve insan ruhunu temsil etmesi, gökyüzünden toprağa doğru iniyormuş gibi görünen yıldırımın, sanki tanrı tarafından gökten yeryüzüne yollanan insan ruhuna benzemesi antik paganların tıp alanında tahmin ettiğimizden belki de daha ileride olduklarına bir işaret olabilir.


PAGAN RİTÜELLERİ VE CİNSELLİK

Paganizmde cinsellik çok önemlidir. İnsanın en önemli görevlerinden biri üremektir. Hıristiyanlık ve Museviliğin baskılarına ters olarak Paganizm kişiyi cinselliğe teşvik eder. Pagan inanışına göre kişi ergenlik ile birlikte cinsel ilişkiye girebilecek düzeydedir ve girmelidir. Ancak bu ilişki kişinin eşi ile olmalıdır. Paganizmin ana tanrıçası Doğa Ana, doğurganlığın sembolüdür. Bu yüzden Tanrıçaya yaklaşmanın, onla bütün olmanın, ona ibadet etmenin en güzel yollarından biri cinselliktir. Paganlar cinselliğe ibadet olarak bakarlar. Pagan inancına göre yaratmak Tanrıça’ya mahsustur. İki kişinin cinsel birleşmesi sonucunda üreme durumunda eşler bir nevi tanrıçanın işini yapmış ve kutsallaşmış -  tanrıçaya  yaklaşmış olurlar. Burada tek önemli konu, eşlerin sevişmesidir. Paganizm arada bağ olmadan cinsel birlikteliğe çok da sıcak bakmamaktadır. 




Paganizmin en ilginç konularından biri ise, kadın eşcinselliği yani lezbiyenliğin Paganizm’de tamamen doğal hatta bazı Pagan inanışlarında kutsal olmasıdır. Bunun nedeni ise, tanrıçanın dişi olarak görülmesi ve erkek yerine bir dişiye hayran olmanın kınanamayacak bir davranış olduğudur. Diğer yandan lezbiyen ilişkinin üremeyle sonuçlanmayacak, yani Tanrıça'nın istediğinin (üreme) yerine getirilemeyecek olması Paganizmdeki paradokstur.

Sırf bu nedenlerle bazı pagan ritüelleri genellikle cinsel birleşme üzerine kuruludur. Ritüellerde Pagan şarkıları söylenir ve topluca dans edilir. Ayrıca bazı özel günlerde topluluk, aynı anda ritüel boyunca kendi eşleriyle cinsel ilişkiye girer.


BİR PAGAN DİNİ OLARAK HIRİSTİYANLIK:

Hıristiyanlık’ın kutsal sembolleri olan balık ve haç pagan kökenlidir. Haç, Zodyak takviminden, balık ise pagan burçlarından (ayrıca İsa'nın suda yürümesi iddiası doğrudan su çağı ile ilgilidir) alınmıştır.

Zodyak takviminin eski versiyonlarında dört mevsimin merkeziden güneş tanrısı yer alırken, Hıristiyanlık’ın yayılmasından sonra merkezdeki tanrının yerini İsa almıştır. Güneş tanrısının kutsal günü olan Pazar günü (Avrupa dillerinde Güneş Günü - Sunday) olması ve aynı şekilde Hıristiyanlık’ın da kutsal gününün kutsal günün Pazar günü olması tesadüf değildir. İsa, pagan tanrılarından Güneş Tanrısının yerini almıştır.

İsa’nın kısaca 25 Aralık’ta doğduğu, çarmıha gerildiği, üç gün ölü kaldığı ve tekrar dirildiğine dair bir inanış hâkimdir. Ancak bu hikâye de aslen pagan kökenlidir. İnanışa göre eski pagan tanrılarından Horus, Attis, Krishna, Dionysus ve Mithra da aynı şekilde 25 Aralık’ta doğmuş, çarmıha gerilmiş, üç gün ölü kalmış ve tekrar dirilmiştir.

Peki, neden 25 Aralık? Bu olay tamamen astrolojiktir. İsa’nın lakaplarından “doğunun yıldızı” aslında Sirius denen bir yıldızdır ve onu takip eden 3 adet “3 kral” adında yıldız bulunmaktadır. Tahmin edeceğiniz gibi Hıristiyanlık’ta da üç adet kral İsa’yı takip etmişlerdir. 25 Aralık ise güneşin doğum ve batımıyla ilgili bir tarihtir.

Not: Size bırakacağım bir konu olarak, paganizmdeki kutsal üçlü (teslis) ile hıristiyanlık’ta ki kutsal üçlü inancını karşılaştırınız, tamamen aynı olduğunu göreceksiniz. Birisinde kutsal ruh, baba ve oğul varken, diğerinde kutsal ruh, doğa anne ve bakire bulunur.


MUSEViLİK’TE ETKİLEŞİMLER:

Museviliğin büyü ve kelimenin gizemi üzerine kurulu öğretisi Kabbala, yoğun miktarda pagan kökenli inanışlar ve teknikler barındırır. Bunun dışında İslam'daki çoğu etkileşim Musevilik'te de oluşmuştur. Örneğin, Musevilerin dua ettikten sonra söylediği "Amen" (veya İslam'da Amin), Mısır tanrısı Amon'dan gelmektedir. Benzer şekilde dua ederken ellerin aldığı pozisyon, Tanrının gökte olduğu varsayımı ve ışığın kutsallığı da Sümer mitolojisine ve pek çok antik dine dayanır.


İSLAM’DA ETKİLEŞİMLER:

Ağaca çaput bağlamak, türbelere ziyarete gitmek, mezar taşı kullanmak ve daha birçok gelenek, paganizmden İslam’a geçmiş çeşitli alışkanlıklardır. Hemen hemen bütün İslam ülkelerinde benimsenmiş kubbe şeklinde cami yapımı aslen, Bizans’tan alınmıştır. Bizans İmparatorluğu ise tanrıça Kibele etkileşimleri ile kubbe mimarisini geliştirmiştir. Kubbe, Kibele’nin sembolüdür. Hatta tarihteki ilk kubbe şeklindeki yapı, Roma’da Milattan Önce 27-25 yılları civarında yapılan, pagan tanrıları için tapınak olan Pantheon’dur.







MODERN PAGANİZM
GÜNLÜK HAYATTA PAGAN KÖKENLİ İNANIŞLAR

  • Yılbaşı kutlaması ve Çam Ağacı Süsleme (dünya ağacı inancından)
  • Cadılar Bayramı (gothic paganizmden)
  • Paskalya (doğa ana inancından)
  • İslam ile paganizmin karışımı olan Alevilik (Antik Anadolu dinlerinden)
  • Nevruz ve Ateş Üzerinden Atlama şeklinde yapılan kutlamalar (doğacılıktan)
  • Hıdrellez (doğacılıktan)
  • Sevgililer Günü (doğa ana inancından)
  • Türbe Ziyareti (doğa ana inancından)
  • Camilerin Kubbe şeklindeki mimarisi, Kibele etkileşimi (Kibele’den)
  • İngilizce, Almanca ve birçok Avrupa dilinde gün isimleri (Avrupa paganizminden)
  • Dilek, ibadet ve anı amacıyla mum yakmak (paganizmden)
  • Dilek ağacı ve ağaca çaput bağlamak (dünya ağacı inancından)
  • Nazar boncuğu (şamanizmden)
  • Saygı Duruşu (doğa ana inancından)
  • Tütsü (wiccadan)
  • Astroloji ve Fal (wiccadan)
  • Hıristiyanlığın büyük bölümü (paganizmden)
  • Birçok ülkenin bayrağında bulunan beş köşeli yıldız (pagan inancındaki 5 ana elementten)
  • Uğurlama amacı ile gidenin arkasından su dökmek (paganizmden)
  • Merdiven altından geçmenin uğursuz sayılması (Keltik üçlü ay tanrıçasından)
  • Birçok batıl inanç (çoğunluk olarak şamanizmden)
  • Suya para atarak dilek dilemek (doğa ana inancından)
  • Tahtaya Vurmak (dünya ağacı inancından)

WICCA (VIKA) VE CADILIK

Wicca temeli çok eskiye dayanmayan bir felsefedir. Ortaçağ’da Katolik Kilise’sinin, sayıları aşırı artan Paganları yok etmek için, binlerce pagan kadınını büyücü iddiasıyla çarmıha gerip, yakarak öldürmesi bir soykırım ve Wicca’nın temelleridir (Paganların büyü yapmakla suçlanıp, şeytani gösterilip yok edilmesi). Aslında paganlar büyüye önem vermiş ancak hiçbir zaman cadı (doğanın doğalının sınırları dışında aktivite) olmamıştır, ancak ne var ki Katolik Kilise’sinin Wicca etkileri günümüzde hala devam etmektedir.

Pagan olduğunu iddia eden pek çok müzik grubu, yazar ve senarist eserlerinde paganizm ile anti-Hıristiyanlık'ı birbirine karıştırmaktadır. Inkubus Sukkubus, Qntal, Omnia vb. pek çok pagan grup paganizmde aslında yeri olmayan Lucifer, düşen melek, Lilith, Azrail, kan büyüsü gibi kavramları eserlerine katmaktadır. Bu nedenle Wicca, tam olarak Paganizm değil, anti-İbrahimizm ile Paganizmin bir karışımıdır.


BÜYÜ İLE DOĞA ENERJİSİNİN FARKI

Doğa Paganizmi'nde büyü kavramı, günümüzdekinden farklıdır. Doğa ile bir olmayı başarmış, tanrıçayı hissetmiş kişiler, ki bu kişilerin cinsiyeti tanrıçaya olan yakınlıkları nedeniyle genellikle dişidir, doğa enerjisini (çakra, mana vs.) kullanarak büyücülük (günümüzdeki tanımından farklı) ile uğraşmışlardır. Sanılanın aksine paganizmde büyücülük şişe şişe kimyasal maddelerin karıştırılması, hayvan dışkıları ve vücutlarından parçaların bir kazan içinde birleştirilmesiyle oluşturulmuş iksirler değildir. Bunun yerine doğanın birincil enerjisi olan Toprak elementi öncülüğünde 5 ana elementten yararlanılarak çeşitli tılsımlar yapılmaya çalışılmıştır. Doğa enerjisini almanın en kolay yolu ise doğa ile bir bütün olmaktadır. Genelde pagan büyücüleri doğa ile bütün olmak için çeşitli hayvanların vücutlarını, dolayısıyla onların vücutlarında bulunan element ve enerjileri kullanmaya çalışmışlardır. Orta Asya Şamanları ise doğayla içiçe geçme amacına ek olarak ayrıca ruhlar alemiyle de etkileşime geçmeye çalışmış, etki alalarını sadece dünya ile sınırlı tutmamışlardır. Diğer yandan günümüzde büyü olarak kabul edilen ve "cinlerin dahil olduğu" uğraşlar, İbrani kültüründe (İbrahimi dinler) daha ağır basmaktadır.


Yazı sonrası biraz da müzik...
Bir tane daha...

24 yorum:

  1. gerçekten süper bilgiler teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  2. Muhteşem bir yazı, muhteşem bir kültür. Teşekkürler!

    YanıtlaSil
  3. lilith ile paganizmin ne alakası var? konuya alakasız gitmiş.

    YanıtlaSil
  4. wiccaya çok taraflı bakmışsın dostum

    YanıtlaSil
  5. ben aleviliğinde pagan kökenli olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  6. piyasadaki diğer yazılar gibi paganlığı özendirici veya yerici değil tamamen bilimsel bir çalışma olmuş tebrikler

    YanıtlaSil
  7. Aydınlatıcı bir çalışma.Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  8. ben bu konulara çok ilgilim çok güzl bi kaynak olmuş teşekkrüler

    YanıtlaSil
  9. Emeğiniz icin cok tesekkurler !

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel bir yazı olmuş, emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  11. Olaya bilimsel açıdan bakılmaktan çok oldukça taraflı bir yazı olduğunu düşünüyorum. Daha doğrusu kendi yorumunuzu, felsefenizi, görüşünüzü bu konuda başka teoriler, düşünceler yokmuş gibi tek gerçek olarak sunmanız, özellikle Wicca ve dinlerin tek bir yerden geldiği konusundaki diğer yaygın görüşleri yazmamanız, sadece kendi fikrinizi beyan etmeniz yazıyı bilimsel, tarihsel bir makaleden çok öznel bir araştırma yazısına dönüştürmüş. Bunun en bariz örneğinin dinlerin Adem ve Havva inancından yayıldığına dair kanıtlar sunmaya çalışırken Sümer dininden hiç bahsetmeyişiniz -ki Sümer dini konusunda da araştırmalarınız olduğunu yazıdan görüyorum- olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca Wicca inancındaki araştırmalarınız sonucunda "Wicca aslında olmayan bir felsefedir" şeklindeki yorumunuz da sizin görüşünüze katılan araştırmacılar olmasına rağmen rağbet görmeyen bir görüştür. Bu konudaki araştırmalarınızı genişlettiğinizde cadılık inancının milattan önceki zamanlardan beri paganizme dahil olmayarak ya da bazı noktalarda paganizm ile kesişerek, paganizm ile paralel olarak günümüze ulaşmış çok ayrı bir uygulamalar bütünü üzerine kurulduğunu görebilirsiniz. Wicca ismi Witchcraft kültürüne yeni giydirilmiş bir isim olabilir, cadılığın dini kalıplara sokulmaya çalışılmış yeni bir hali olabilir lakin Witchcraft gibi çok eski ve mistik bir kültürden beslendiği unutulmamalıdır. Bazı araştırmacılar cadılığı paganizme dahil ederken bazıları ise etmez, bunun için de binlerce sebep sıralanabilir, lakin bu terim çatışmasının ötesine geçersek "Wicca aslında olmayan bir felsefedir" görüşü her anlamda bana ve benim gibi düşünen binlerce araştırmacıya göre çok mantıksız bir önermedir. Sizin görüşünüze katılan dünya üzerinde bilinen yalnızca iki araştırmacı vardır ki isimleri ve araştırmacı olup olmadıkları da ayrı bir tartışma konusudur, herkes tarafından yoğun eleştiriler alan bu kişilerin çalışmalarını feyzalmak bana göre oldukça sığ ve taraflı bir düşüncenin ürünüdür.

    YanıtlaSil
  12. peki kabedeki 4köşe bezle kapalı yer pagan değilmi? yada kadın cinsel organınan 1e1 benzeyen hacerulesved pagan değilmi? şeytan diye taşlanan erkek cinsel organına benzeyen heykel pagan değilmi? başka inancları eleştirceğinize önce aynaya bakın görün siz neye tapıyorsunuz?? bu site tarafsız değil çünki her konuda islamı ve kuranı referans gösteriyor diğer kitap ve inançlarda kutsal değilmi? bende desemki taş kutsaldır! kutsal olmazmı? en azından taş temizdir ve içinde insana zararlı hiç bir şey içermez ve belki bir işe de yarar tarlada sınır olur duvara taş olu vs vs yanlışmı?

    YanıtlaSil
  13. hacerulesved kuranda yoksa bu ıq fukarası insanlar ona ellerini sürtmek için neden oraya toplanıyorlar?

    YanıtlaSil
  14. teen wolfta da sizce paganizm temelli bir dizimi

    YanıtlaSil
  15. Efendim dogma ile hareket etmişsiniz.

    ibrahimi dinler hayranlığı oksidentalizm ile harmanlanmis yanlı bir yazı ortaya çıkmış.

    İslamda paganizm izi yoktur ya da islam özünü öznel olarak dogurmus demek için çok ciddi bir inkar gücü gerekir.

    İslam'da Hristiyanliktan daha fazla pagan ya da ilkel din izi vardır. Fakat arap yarım adası doğa odaklı yerine putperestliğin yaygın olduğu bir Coğrafya olduğu için ve putperestlik hakkında daha az bilgi sahibi olunduğu için bu net anlaşılmaz.

    Ay tanrısı al ilah ile allah arasında oluşan bu gün isid bayrağında bile tanrıça renginle özdeşleşen bir kök bu. Uzza ile el at'ın babası al ilah. Beri yandan kök musevilik içinde çok spesifik olarak vardır elohim. Elohi ya da ilah. Kitapla değil kitaptan önce gelen inanış bicimlerinde mevcuttur.

    İbrahimi dinlerinin birinin batililastigi için bozulduğu özüne sahip düşünce biciminiz oldukça faşizan ve dediğim gibi oksidentalist. Çünkü islam'ın iddiasını farklı bir şekilde tekrar etmişsiniz. Bozulmam, degistirilemem vesaire vesaire.

    Halbuki bu doguculugunuzu biraz daha kullanıp. Mısır ve Sümer kultlerine göz atsaydiniz İslamın ve museviligin köklerini çok baris şekilde gorurdunuz.
    Hacerul esved vb gibi şeyleri kuranda yok diye yok saymissiniz ama en basit namazın koku İslamdan çok öncesine dayanır. Namaskara olarak putperest hindularda görülür en basiti. Ki namaz başka bir ibrani din içinde yoktur.

    Yinede yazinizin özellikle Katolik klise ve icraatları konusunda oldukça güzel bilgiler vermiş. Paganist özü de çok sade sunmuş ellerinize sağlık.
    İyi günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Namaz tüm İbrahimî dinlerde vardır. Bugüne gelmiş ve bozulmuş hallerinde yok diye yok denemez.

      Sil
    2. Namaz tum dinlerde ibadet olarak vardi.ama o dönemlerde nasil sekilde yapiliyordu bilgi yok ama kuran namazi hz.adem dahil tum peygamberlerine ibadet olarak bildirmistis.kaynak olarakta gercekligini kurandaki ayetleri inceleyerek gorebilirsiniz.

      Sil
  16. Tebrik ederim cok guzel bir calisma

    YanıtlaSil
  17. Bir Vegan ve Ekolojist olarak hayli dikkatimi çekti. Teşekkür ve tebrik ederim güzel bir çalışma

    YanıtlaSil
  18. Cok ciddiyim boyle kultur boyle bilgi hicbir yerde biyle saptirilmadan dogru bir bicimde verilemez zaten bu konu hakkinda bilgi sahibiydim dahasinida ogreneceyim aklima gelmezdi cok genis kapsamli guzel bir yazi olmus emeginize saglik

    YanıtlaSil
  19. Pagan ve Şaman kültürünü bu kadar geniş perspektiften bakan bir yazı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  20. Tebrikler ben de çok beğendim,tarafsız bir araştırma olmuş.

    YanıtlaSil

Google hesabı kullanmak istemeyenler yorum göndermek için Yorumlama Biçimi'nde Adı/URL kısmından seçim yapabilir.

Author: Can Guzel, Design: notral.com, notral.com - Copyright © 2016

Tema resimleri Bim tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.